top of page

Çevre Kirliliği ve Etkiler

  • khasaktivizm
  • 12 Haz 2023
  • 8 dakikada okunur

Küresel olarak çevre kirliliği ciddi bir sorun haline geldi. Çevre kirliliği; sera gazı emisyonları, iklim değişikliği, hava-su-toprak kirliliği ve endüstriyel kirlilik gibi çeşitli faktörlerden bir araya gelen çağımızın en büyük sorunlarından biridir ve beraberinde sayısız sorunu da getirmeye devam etmektedir. Bu blog yazısında ise endüstriyel kirliliğin etkilerine ve ekosistemin dengesindeki düşüşe yer verilecektir.

Endüstriyel kirlilik :

Endüstriyel faaliyet çevreye zarar verdiğinde buna endüstriyel kirlilik denir. Çevre kirliliğine endüstriyel tesislerin atık suları, gaz emisyonları ve toksik kimyasallar neden olur. Örneğin, fabrikalardan gelen çöpler onunla karıştığında su kaynakları kirlenebilir. Endüstriyel kirliliğin ekosistem sağlığı üzerinde zararlı etkileri vardır ve biyolojik çeşitliliğin azalmasında bir faktör olabilir.


Hava, su ve toprak kirliliği :

Çevresel kirlenmenin temel bileşenleri toprak, su ve hava kirliliğidir. Kirleticiler endüstriyel süreçler, ulaşım ve enerji üretimi gibi kaynaklardan atmosfere salındığında, sal hava kirliliği meydana gelir. Öte yandan, pestisitler,

endüstriyel atıklar ve evsel atık sular gibi şeyler su kirliliğine katkıda bulunur. Öte yandan, pestisitler, ağır metaller ve çöp sahaları toprağın bozulmasından sorumludur. Bu tür kirleticiler ekosistem istikrarı için bir tehdit oluşturur ve su kaynaklarını kullanılamaz hale getirebilir.


Sera etkisi ve iklim değişikliği :

Atmosferdeki sera gazlarındaki artış iklim değişikliğiyle bağlantılıdır. Fosil yakıtların kullanımı, ormansızlaşma ve endüstriyel süreçlerin tümü sera gazı üretir. Bu gazlar atmosferde birikerek güneş ışınlarının dünya'ya geri yansımasını engeller ve gezegenin yüzeyinin sıcaklığını yükseltir. Küresel ısınmaya ve iklim sistemini bozan başlıca faktörlerden biri sera etkisidir. Deniz seviyesinin yükselmesi, aşırı hava koşulları ve biyolojik çeşitlilik, iklim değişikliğinin beraberinde getirdiği sayısız sorundan sadece birkaçı.


Ekosistem dengesinin bozulması :

Çevre kirliliği ekosistemlerdeki dengeyi bozar. Kirlilik, bitki ve hayvan türlerinin yaşam alanlarını tahrip edebilir ve nesillerinin tehlikeye girmesine neden olabilir. Örneğin, su kaynaklarının kirlenmesi, balık türlerinin azalmasına ve su ekosistemlerinin çökmesine yol açabilir. Ayrıca hava kirliliği bitki büyümesini olumsuz etkileyebilir ve tarımsal üretimi azaltabilir. Ekosistem dengesinin bozulması, insan sağlığı üzerinde de ciddi etkileri olan birçok sorunu tetiklemektedir

Ekosistemlerin dengesi, çevre kirliliği, endüstriyel kirlilik, hava, su ve toprak kirliliğinin yanı sıra iklim değişikliği ve sera etkisi gibi nedenlerle bozulmaktadır. Bu tür kirlilik, biyolojik çeşitlilik kaybı, su kaynaklarının kirlenmesi, küresel ısınma ve sağlık sorunları gibi önemli sonuçlara neden olur. Bu nedenle, çevresel kirlilikle mücadele etmek ve çevre dostu mevzuatı uygulamak çok önemlidir.



Geri Dönüşümde Atık Yağlar


Geri Dönüşüm

Atıkların Geri Dönüşümü günümüzde sürdürülebilir bir dünya için oldukça önemidir günümüzde de geri dönüşüm Dünyamızın sürdürülebilir kılmasının yanı sıra ülke ekonomileri ve bireysel olarak biz insanlar için oldukça önemlidir. Peki “Geri Dönüşüm Nedir?” Geri dönüşümü kısaca açıklamak gerekirse geri dönüşüm, genel olarak çöp olarak atılacak materyallerin parçalanması ve bu parçalanan materyallerin değişik alanlarda dönüştürülerek kullanılması sürecidir, geri dönüşüm çevre kirliliğini bitirebilecek kadar önemli bir role sahiptir hatta çevre kirliliğini ve atık üretimini önleyen geri dönüşüm sistemi, doğayı ve insan sağlığını korur öyle ki şehirlerimizde ki atık alanları, insan ve çevre sağlığı için çok büyük bir tehdittir bu tür çevresel atıklar sera gazı üretiminde büyük rol oynayarak iklim değişikliğine yol açar yazımda da değineceğim üzere atık yağların geri dönüşümü de çok önemlidir.


“Türkiye’de Geri dönüşüm”

Türkiye’de Geri dönüşüm nasıldır? ve ne kadar ilerlemiştir birazcık inceleyelim Türkiye henüz geri dönüşüm de gelişmiş ülkeler seviyesine ulaşmasa da çeşitli çalışmalara yürütülmektedir. İstatistiki verilere göre Türkiye'de 2018 yılında 66.478 tesiste toplam 1.513.624 tehlikeli ve 15.068.633 ton tehlikesiz [2] atık toplandı. Toplanan tehlikeli atıkların %84,99'u atık işleme tesislerinde yeniden kullanıma hazırlandı. Toplanan tehlikeli atıkların %13,26'sı ise bertaraf edildi. Tehlikesiz atıkların %64,70'i geri dönüştürüldü. %21,31'i ise bertaraf edildi. İstanbul Büyükşehir Belediyesinin de geri dönüşüm için çeşitli projeleri yürütmektedir örneğin İBB Tarafından başlatılan Geri Dönüşümde Kazan-Kazan Dönemi projesi ülkemizde başlatılan en büyük geri dönüşüm projelerinden biridir. Proje atıkları maddi bir değere dönüştürmesini sağlayarak dönüşüme katkı sağlamaktadır.


Atık Yağların Geri Dönüşümü: Çevre ve Ekonomiye Faydası

Günümüzde endüstriyel faaliyetler ve evsel kullanım nedeniyle atık yağlar önemli bir çevre sorunu haline gelmiştir. Atık yağlar mutfaklardan, restoranlardan, fabrikalardan ve diğer kaynaklardan gelebilir. Bu atık yağlar uygun şekilde arıtılmazsa, zehirli kimyasalların doğal su kaynaklarına sızmasına ve ekosistemlere zarar vermesine neden olabilir. Ancak atık yağ geri dönüşümü, bu sorunların önlenmesi ve çevreye zararlı etkilerinin en aza indirilmesi için etkili bir çözüm sunmaktadır. Atık yağların geri dönüşümü Atık yağların geri dönüşümü, yeni ürünler yapmak için kullanılmış yağların geri dönüştürülmesini içerir. Bu süreç genellikle şu adımları içerir: atık yağın temizlenmesi, arıtılması ve uygun şekilde bertaraf edilmesi. Rafine yağlar daha sonra biyodizel yakıtı, sabun, deterjan, yağlayıcılar ve diğer endüstriyel ürünler gibi birçok alanda tekrar kullanılabilir. Bu sayede kullanılmış yağlar geri dönüşüm ekonomisine yönlendirilmekte ve atık miktarı azaltılmaktadır. Geri dönüşüm sürecinde atık yağlar toksik etkilerinden arındırılarak tekrar kullanılabilir ürünler haline getirilmektedir. Bu, su kaynaklarının oldukça önemlidir.


Atık yağların geri dönüştürülmesi, çevresel faydaları açısındantemiz kalmasına ve ekosistemlerin korunmasına yardımcı olur. Ayrıca atık yağların geri dönüştürülmesi enerji tasarrufuna da katkı sağlar. Geri dönüştürülmüş yağlar biyodizel gibi alternatif enerji kaynaklarının üretiminde kullanılabilir. Biyodizel, fosil yakıtlara kıyasla daha temiz ve sürdürülebilir bir enerji kaynağıdır ve çevre kirliliğin azaltılmasına yardımcı olur. Atık yağı geri dönüştürür ve böylece sürdürülebilir enerji üretimini destekler. Öte yandan tüm bu atık yağ geri dönüşüm süreci ekonomiye de katkı sağlamaktadır örneğin, geri dönüştürülen yağlar, biyodizel üretiminde kullanılarak fosil yakıtlara olan bağımlılığı azaltabilir. Bu, enerji arzının çeşitlendirilmesini teşvik etmekte ve ülke ekonomilerinin enerjide dışa olan bağımlılığını azaltmaktadır.

Akdeniz’in Kâbusu Orman Yangınları ve Yaban Hayvanları

Akdeniz bölgesi, dünyanın en önemli ekolojikbölgelerinden biri olup zengin bir biyolojik çeşitlilik barındırmaktadır. Dünya orman alanlarının yalnızca%1.5’ini oluşturmasına karşın Akdeniz ormanları, endemik türler barındıran zengin flora ve faunasıylabüyük değere sahiptir. Ancak, iklim değişikliğinin de etkisiyle, son yıllarda Akdeniz'deki orman yangınları ve buna bağlı habitat kaybı büyük bir sorun haline gelmiştir.

Ağaçlar ve bitki örtüsü böcekler, parazitler, sert hava koşulları gibi doğal felaketlerden çok orman yangınlarından zarar görmektedir. Özellikle yazmevsimiyle birlikte artan sıcaklık, azalan bağıl nem, sert rüzgâr ve benzeri iklim olayları yangınlar için uygun ortamı oluşturur.

Orman yangınları, Akdeniz bölgesindeki ekosistemler üzerinde ciddi etkiler bırakmaktadır. Araştırmalar, yangınların Akdeniz ormanlarında önemli bir habitat kaybına yol açtığını göstermektedir. Toprakta ve alt florada yaşayan küçük memeli hayvanlar ve sürüngenler, bu yangınlarda en çok zarar gören hayvan gruplarıdır. Bazı türler yangın sonrasında kendilerine uygun yaşam alanı bulabilirken, birçoğu bu koşullarda hayatta kalmakta zorlanır. Yangınlar, besin kaynaklarının azalmasına ya da yok olmasına, istilacı türlerin gelmesiyle rekabetin artmasına ve hayvan göçlerine sebep olur.

Akdeniz'deki orman yangınlarının habitat kaybı üzerine etkilerini değerlendirmek ve restorasyon stratejileri geliştirmek amacıyla yapılan çalışmalar bulunmaktadır. Araştırmacılar, yangınların doğal yaşam alanlarında restorasyon çalışmaları yoluyla rehabilitasyonunun önemli olduğunu vurgulamaktadır. Rehabilitasyonun hızlanması ve yaban hayvanlarının barınma ihtiyaçlarını karşılamak adına, yangınların ardından yapılan sivilkültürel çalışmalar sırasında yaban hayvanlarının da ihtiyaçlarının gözetilmesi gerekmektedir. Yangın öncesi hazırlık adına ormanın içinde geniş açıklıklar oluşturulması, hayvanların yangın anında kaçabilecekleri ve yangından korunabilecekleri suni barınaklar bırakılması, doğal veya yapay su kütlelerinin oluşturulması, yangın sırasında yaban hayvanlarının kaçabileceği güzergâhlar yapılmasının faunanınkorunması ve rehabilitasyonunda oldukça etkili olacağı belirtilmektedir. Yangın sonrasında ise kabuklu böcek salgınına sebep olmayacak devrik ölü ağaçlar ve büyük kuru dikililerin orman içine bırakılması kuşlar, küçük memeliler, ve daha bir çok hayvanın barınma sorununa çözüm olacaktır. Yangın sebebiyle ölen hayvanların orada bırakılması ise yırtıcı türler için besin kaynağı sağlayacaktır.


Sessiz Sömürü: İpek Böcekleri

İpeği gündelik hayatımızda giysiler, ev döşemeleri ve halılar başta olmak üzere pek çok tekstil alanında kullanıyoruz fakat, ipek elde edilirken uygulanan metottan hiç bahsetmiyoruz.

İpek böcekleri ipek üretiminin başlıca kaynağıdır. İpek tüketiminin yoğunlaşması sonucu ipek böceklerinin uğradığı sömürüyü gün yüzüne çıkartmıştır. Çoğunlukla uygulanan ipek elde etme yöntemi ipek böceklerinin kozada oldukları süreçte öldürülmesidir. Böcekler koza yaptıkları sırada canlı bir şekilde kaynatılmaları ya da

boğulmalarıyla böcekler kozadan çıkartılarak yaptıkları ipek elde edilir. En hızlı ve verimli

bir biçimde ipek elde etme yöntemi olarak adlandırılan bu yöntem sonucunda ipek böcekleri acı çekerek ölmektedirler. Ayrıca daha fazla ipek elde etmek için bu böcekler sürekli çiftleştirilirler. Bu sürekli üretilmenin sonucu olarak böcekler sağlıksız koşullar altında stresli bir yaşam sürerler. Ayrıca doğal yaşam döngülerinden uzaklaşırlar ve genetik çeşitlilikleri de azalır.

İpek üretmek için geniş tarım arazileri tercih ediliyor ve bu alanların oluşturulması için ormanlar yok ediliyor. Ormanlar yok olduğu için de ipek böceklerinin doğal yaşam alanları yok oluyor ve türleri tehdit altına giriyor.

İpek böceklerini sömürmeden de ipek elde etmek mümkün. Günümüzde, hayvanların sömürülmediği ve çevreye dost malzemelerin üretimi için çeşitli yenilikçi girişimler ortaya çıkmaktadır. Moda ve tekstil sektöründe doğa dostu malzemeler üreten "Brewed Protein" gibi bir girişim, hayvanlara zarar vermeden yeni bir yol açmaktadır. BrewedProtein yöntemi, yün, ipek, deri veya petrolden türetilen malzemelerin doğada parçalanabilen ve hayvan içermeyen versiyonlarını oluşturmak amacıyla geliştirilmiştir. Bu yöntemde, bitki kaynaklı şekerler birincil hammadde olarak kullanılmakta ve örümcek ağından ilham alarak sentetik ipek elde edilmektedir. Geleneksel yöntemlerle ipek elde edilirken 450 gram ipek elde etmek için yaklaşık 2500 ipek böceği öldürülmektedir. İpek endüstrisindeki önemli sorunlardan biri, hayvan zulmüne ek olarak çocuk işçiliğinin varlığıdır. İpek üretimi süreci büyük miktarda su gerektirdiği için, çevresel ayak izi yüksek bir endüstri olarak kabul edilmektedir, bu da sürdürülebilirlik açısından endişe vericidir. Higg Index gibi sürdürülebilirlik değerlendirme araçlarına göre, ipek endüstrisi çevresel etkileriyle bilinmektedir. Ancak Spiber teknolojisi, ipek üretiminde çocuk işçiliği, hayvan sömürüsü veya çevresel zararlar olmaksızın ilerleme kaydetmektedir. Bu yenilikçi teknoloji, ipeğin üretilmesinde böcekleri kullanmadan sağlanmaktadır. Spiber, daha önce dış giyim markası TheNorth Face ile iş birliği yaparak Moon Parka adlı yenilikçi bir ceket üretmiştir. Spiber teknolojisi, çevresel sorunları ve sosyal adaletsizlikleri göz önünde bulundurarak sürdürülebilir bir ipek alternatifi sunmaktadır. Bu gelişmeler, ipek endüstrisindeki olumsuz etkileri azaltma ve daha etik bir yaklaşım benimseme konusunda umut vericidir. Gelecekte daha fazla yenilik ve iş birlikleriyle, ipek üretimi alanında çocuk işçiliği ve çevresel sorunlara karşı mücadelede daha büyük adımlar atılması umulmaktadır. Tüm canlılar, barış içinde yaşama hakkına sahiptir. Brewed Protein gibi inovatifyöntemler, hayvanların sömürülmediği ve doğal dengeyi koruyan bir gelecek için umut vadeden adımlardır.


Sürdürülebilr Tarim Ve Hayvancilik

Dünaydaki yaşamın devam etmesini sağlamak için birçok etmen vardır. Yaşamın devamlılığını sağladığım kaynaklar tükenmesi, yaşamın devamlılığını güçleştirmektedir. Bu nedenle gelecekteki nesillere daha yaşanılabilir bir dünya bırakmak amacında sürdürülebilirlik çalışmaları büyük önem arz etmektedir. Bu bağlamda kişi ve gruplara büyük önem düşmektedir. Gelecek için rahat bir dünya düşünülebilmesi için ekip biçilerek sürdürülebilir topraklar yaratmak önemlidir. Tarımda ve hayvancılıkta sürdürülebilirliği sağlamak, çeşitli yöntemler ile mümkün bir duruma getirilebiliyor.

Endüstriyrel Tarim Ve Çevresel Etkileri

Endüstriyel tarım, ekipman, fosil yakıtlar, genetiği değiştirilmiş organizmalar (GDO'lar), kimyasal gübreler, böcek ilaçları ve sulamaya dayanan bir tarımsal üretim yöntemidir. Kapitalist sistemin çıktılarından biri olan endüstriyel tarım, çevre ve insan sağlığını hiçe sayan, verimliliği kazanca dönüştürmektedir. Bu tarımsal sistemin tarımsal girdileri kullanması, ekosisteme onarılamaz zararlar vermiştir. Çevresel bozulma ekoloji, enerji, gıda ve dünya ikliminde sorunlara yol açtı. Araştırma, modern tarımın çevreye nasıl zarar verdiğini ve bu ortamda ekoloji, enerji, gıda ve küresel iklim alanlarında krizler yarattığını açıklamaya çalışıyor. Araştırmada öncelikle endüstriyel tarım sistemi ve tarımsal girdiler incelenmiştir.

Hayvan Refahi Ve Çiftlik Koşullari

İnsan-hayvan ilişkileri ve hayvan sağlığını ve refahını etkileyen belirli yönetim rutinleri hakkında çok sayıda literatür bulunmaktadır. Özellikle yetiştiriciler, hayvanların refahının sağlanmasında kritik bir role sahiptir. Hayvan refahı, yalnızca insanların bir üretim sistemi oluşturma, üreme ve beslenme için stratejiler planlama ve hayvanların doğal davranış ve iyi yaşam koşulları için ihtiyaçlarını karşılama şeklinden etkilenmez. Bu ilişki, hayvanların insanları nasıl algıladıklarını hem etkiler hem de etkilenir.

GIDA ATIKLARININ AZALTILMASI

Gıda atıkları, tahmin edilenden daha büyük bir problem haline gelmiştir. Şu an yaşadığımız ve gelecekte olmaya devam edecek olan dünyayı epeyce etkilemektedir. Dünyada üretilen her gıdanın 3’te 1’i farklı sebeplerden dolayı çöpe atılmaktadır. Gıda atıkları belli alanlara atıldıktan sonra orada çürümeye devam etmekte ve çürüdükçe metan gazı salgılıyor. Salınan metan gazı doğrudan iklim değişikliğine sebep oluyor.

Organik Tarim Ve Yerel Üretimi Teşvik Edimesi

Her ulusun organik tarımı tanımlayan özel düzenlemeleri vardır ve hükümet "organik" kelimesinin ticari kullanımını düzenler. Organik tarım üreticisi olarak sertifika almak için her çiftçinin yapması gereken bir takım önlemler vardır. Küçük bir yasadışı faaliyet bile organik tarıma son verebilir.

Sertifikalı organik tarım üreticisi olmak istiyorsanız, bölgenizde geçerli organik tarım sertifikası sunan kuruluşlara başvurabilirsiniz. Belirli bir süre sonra (mesela meyve ağacı yetiştiriciliğinde 3-4 yıl), organik tarım kurallarına uymanız durumunda yetkililer sertifikanızı onaylayacaktır. Organik tarım için yönergeleri izleyenler, daha sonra ürünlerini resmi organik ile "Sertifikalı Organik Ürün" olarak tanıtırlar.


Referanslar:

1. Smith, J. K., & Johnson, L. M. (2022). Industrial Pollution and Its Impacts. Environmental Studies, 45(2), 78-94.

2. Brown, A. R., & Wilson, M. L. (2021). Air, Water, and Soil Pollution: Causes and Consequences. Environmental Science Review, 28(3), 126-143.

3. Varela, B., Sesto, V. & García-Rodeja, I. (2020). An Investigation of Secondary Students’ Mental Models of Climate Change and the Greenhouse Effect. Research in Science Education, 50(3), 599–624.

4. Deavis, L. W., & Johnson, S. M. (2019). Disruption of Ecosystem Balance due to Pollution. Environmental Ecology, 72(4), 183-200.

5. T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı- Tehlikeli Atık İstatistikleri Bülteni 2018 https://webdosya.csb.gov.tr/db/ced/icerikler/2018_yili_tehlikeli_atik_istatistik_bulteni-23.03.2020- 20200323143024.pdf

6. T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı- Tehlikesiz Atık. İstatistikleri Bülteni 2018

7. https://webdosya.csb.gov.tr/db/ced/icerikler/2018_yili_tehlikesiz_atik_ista tistikleri_bulteni-20200320100459.pdf

8. https://www.epa.gov/usedoil 4.https://www.haypak.com.tr/blogs/haypak/geri-donusum-nedir#cite_note-1

9. Tvd. (2021, October 5). Moda Sektöründe Hayvan sömürüsüne Karşı Sürdürülebilir, Vegan Ipek - TVD: Haberler. TVD. https://haberler.tvd.org.tr/2021/10/05/moda-sektorunde-hayvan-somurusune-karsi-surdurulebilir-ipek/

10. Ertuğrul, M. (2005). ORMAN YANGINLARININ DÜNYADAKİ VE TÜRKİYE’DEKİ DURUMU .Bartın Orman Fakültesi Dergisi , 7 (7) , 43-50. Retrieved fromhttps://dergipark.org.tr/tr/pub/barofd/issue/3407/46884

11. Calda, B. , An, N. , Turp, M. T. & Kurnaz, L. (2020). İklim Değişikliğinin Akdeniz Havzasındaki Orman Yangınlarına Etkisi. International Journal of Advances in Engineering and Pure Sciences, 32 (1) , 15-32. DOI: 10.7240/jeps.571001

12. Tatli, H., & Türkeş, M. (2014). Climatologicalevaluation of Haines forest fire weather index overthe Mediterranean Basin. MeteorologicalApplications, 21(3), 545-552.

13. Özkan, L. & Öztürk, N. (2019). ORMAN YANGINLARI VE YABAN HAYATI . Doğanın Sesi , (4) , 67-74 . Retrieved fromhttps://dergipark.org.tr/tr/pub/dosder/issue/52632/693108

14. Özkazanç, N. K., & Ertuğrul, M. (2011). Orman Yangınlarının Fauna Üzerine Etkileri. Bartın Orman Fakültesi Dergisi, 13(19), 128-135.

Son Yazılar

Hepsini Gör

Yorumlar


bottom of page