"Galiba dozu kaçırdık": 6-7 Eylül Pogromu
- Simay Cura
- 7 Eyl 2023
- 2 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 17 Mar 2025

Türkiye coğrafi konumu da gereği içerisinde her türlü etnik yapıyı bulunduran bir ülke. Rumlar, Ermeniler, Türkler yıllardır bu topraklarda birlikte köklenip yaşamlarına devam ediyor. Ancak bundan 68 yıl önce bu birlikteliği kıracak bir el uzandı.
6 Eylül gününde öğlen güneşi tepeye yeni çıkmışken devlet radyosundan anonsu geçilen ve aynı zamanda o dönemin Demokrat Parti (DP) yanlısı İstanbul Ekspres gazetesinde de “Atamızın evi bomba ile hasara uğradı” manşetiyle girilen bir haber Rum, Ermeni ve Yahudi yurttaşlara yönelik saldırıların başlangıç düdüğünü çalar.
O günün gecesi sözlü saldırılar yağma ve yıkıma doğru evrilir. Evlerin kapısına 'Türk' ve 'Türk değil' yazıları yazılarak insanlar direkt olarak hedef gösterilir. Kazma, balta ve sopalarla sokaklara dökülenler, Rumlar başta olmak üzere azınlıklara ait ev, işyeri ve kilise, sinagog gibi ibadet yerlerini yakıp yıkar.
Rumlar, Ermeniler, Yahudiler hatta kendi komşularını korumaya çalışan bazı Türk vatandaşlar bu hengamede saldırıya uğrarlar.
Resmi rakamlara göre 30 kişi, resmi olmayan rakamlara göre 300 kişi yaralanır. Türk medyasında 11 , Yunan medyasında 15 öldü olduğu söylenir. Yine resmi kaynaklara göre 60 cinsel istismara uğrayan kadın bulunurken bu sayının aslında korkmasından dolayı şikayette bulunamayan kadınlarla birlikte 400 olduğu tahmin edilmektedir.
Kayıtlarda geçen sayıların gösterdiğine göre Sivas’tan 145, Trabzon’dan 117, Kastamonu’dan 116, Erzincan’dan 111 kişi Haydarpaşa Garı’nda yağmaladıkları mallarla yakalanır. Kolluk kuvvetleri ise tüm yaşananlara karşı sessizliğini bozmaz.
Hatta bazı yerlerde kolluk kuvvetleri saldırganları alkışlar ve destek verir. Polisin olaylara müdahale etmemesinin sebebinin valilik emri olarak gösterildiği bilinmektedir.
Olayların hemen ardından Örfi İdare ilan edilmiş ve meclis geçici süreliğine askıya alınmıştır. Bazı üst düzey yöneticiler görevlerinden alınmış ve yargılanmıştır –fakat hepsi mahkemece beraat etmişlerdir. Birtakım öğrenci dernekleri olaylara sebep oldukları gerekçesiyle kapatılmıştır. Olaylarla alakası olmayan kişiler tutuklanmış ve asıl failler dışarıda bırakılmıştır. Gece sokağa çıkma yasağı ilan edilmiştir. İçişleri Bakanı Namık Gedik, emniyetin başarısızlığı sebebiyle istifa etmiştir. Ancak Celal Bayar’ın 'Galiba dozu kaçırdık' sözleriyle anlayabiliriz ki 6-7 Eylül olayları devlet elinin değdiği planlı bir yıkımdır.
_edited.jpg)


Yorumlar